Etiket arşivi: Martin Freeman

Bir Sherlock varmış, canı sıkılan…

BBC adamımız. TRT böyle olsa, ciğerimi yese keşke. Ama yok, BBC açık ara en süper devlet kanalı. Yine muhteşem bir diziyle bizi mest etti: Sherlock. Günümüzde geçen hikayede, adından da belli olduğu gibi Sherlock Holmes başrolde. Ve tabii yanında Dr. Watson.

Sherlock rolünde Benedict Cumberbatch, Watson rolünde eski Arthur Dent, Martin Freeman var. Burada Martin Freeman için birkaç cümle edeceğim: Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde de yine bizleri, sıradan insanları temsil ediyordu, burada da Dr. Watson olarak normal insanların “manyak mısın bilader” diyeceği Sherlock Holmes’un yanında son derece normal, sıradan bir insan olarak muhteşem bir iş çıkarıyor. Tabii Benedict Cumberbatch de kedi gibi gözleri, ince yapısı ve soğuk duruşuyla Sherlock için ideal karakter olmuş.

Benedict Cumbermatch & Martin Freeman

Sherlock, zengin bir ailenin gereksiz zeki ve işsiz çocuğu olarak Scotland Yard’a yardımcı oluyor; kendisi ilk ve tek “danışman dedektif”. Bildiğimiz Sherlock’tan pek de farklı değil aslında, ancak Holmes’un elinde görmeye alışık olduğumuz piposu yerini nikotin bantlarına bırakmış. Watson ise Afganistan’dan dönen bir  asker doktor. Tesadüf sonucu tanışırlar ve Watson Sherlock’un yanına ev arkadaşı olarak Baker Street 221B’ye taşınır ve beraber olayları çözerler. Daha doğrusu Sherlock çözer, Watson da “manyak mısın bilader?” tarzında yanında takılır, ayak işini yapar, zira yapacak daha iyi bir işi yoktur.

Günümüzde geçtiği için Sherlock devamlı elde telefon, internetle haşır neşir, hemen gerekli bilgileri elde ediyor, ama çılgın gözlem yeteneği asıl ağzımızı açık bırakan şey. Dikkatlice yapılan saptamalar, ince laf sokmalar, sadece Sherlock’un görebileceği detaylar… Dizide bir başka dikkat çekici nokta da müzikler. David Arnold ve Michael Price’ın el attığı müzikler arasında Stargate, Casino Royale, LotR da var. Genel olarak dizinin kalitesi oldukça yüksek, çekimler için devlet bütçesini kısmaya gerek görülmemiş. Tabii günümüz Londra’sında geçmesi de ayrı bir kolaylık, ama izleyince anlarsınız. Senaryo da çok sevgili dizimiz Dr Who senaryosuna da sık sık el atan Mark Gatiss ve Steven Moffat elinden çıkmış, hatta Mark Gatiss Sherlock’un abisi Mycroft rolünde de göz dolduruyor.

Sadece 3 bölümden oluşuyor, her bir bölüm 90 dk. İlk bölüm “A study in Scarlet” hikayesinin, 2. bölüm “The Dancing Men”in, 3. bölüm ise birkaç hikayenin birden adaptasyonu.  Sherlock Holmes’u açıkçası sadece popüler kültürden biliyoruz, kitaplarla pek ilgilenmedik şimdiye kadar, o yüzden ne kadar Arthur Conan Doyle mezarında ters döndü, herhangi bir fikrimiz yok. Bizi mest etti, orası ayrı, belli ki tüm izleyicileri de mest etmiş, IMDB notu 8.9. Hatta yapımcıları daha da bir mest etmiş, 2. sezonu da geliyor, e zaten gelmeli, 3. bölüm çok abuk bitti.

Buyrun izleyin, trailer da aşağıda: