Etiket arşivi: David Tennant

Katil kim?: Dedektif Dave iş başında!

Yine David Teninch’le karşınızdayız! Dave’in yeni dizisi Broadchurch’ün 4. bölümü yayınlandı, kaçırmayın.

David yine dedektif rolünde, yine katil peşinde. Bu sefer huysuz, tatminsiz ve asosyal Alec Hardy rolünde. Yanında da Exile’dan hatırladığımız Olivia Colman, insancıl, hamilelik izni sonunda komiserliği Alec’e kaptırdığı için hayalkırıklığına uğramış Ellie Miller’ı  canlandırıyor. Çok sakin ve heyecansız bir kasaba olan Broadchurch’te 11 yaşında bir çocuk sahilde ölü bulunur. Çocuk uçurumdan kendini mi atmıştır, yoksa biri mi öldürmüştür? Ellie kasabasında kimseye toz konduramazken, dışarıdan gelen ve başarısız bir dava yüzünden kendine azap çektiren Alec’in şüpheli listesi daha kabarıktır ve çok daha acımasızdır. Gözümüze çarpan diğer oyuncular arasında Dr Who’nun Rory’si Arthur Darvill, Harry Potter’ın Filch’i David Bradley, Jane Eyre’in St. John Rivers’ı Andrew Buchan da bulunmakta.

8 bölümlük bir mini dizi Broadchurch, dediğim gibi daha 4. bölümü yayınlandı ve 4 bölüm sonunda katili bulmak için bizim de şüpheli listemiz gittikçe kabardı, ki şüphelilerin hepsini daha tanımadık bile! Belki sıradan bir dedektiflik hikayesi gibi görünüyor, ancak olayın tüm boyutlarına sakince ve gerçekçi bir şekilde odaklanması, oyunculuklar ve tam tadında bitecek olmasıyla şimdiden gönlümüzü fethetti.

İzleyin!

Reklamlar

Sone #18

« Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:

İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir. »*

 
*Talat Sait Halman çevirisi.

Decoy Bride’ın olayım David!

David Tennant’ın bu aralar gösterimde olan filmi Decoy Bride’ı yeni izlemiş bulunuyorum, sıcağı sıcağına yazayım dedim.

Filmde 2 tane tanınmış oyuncu var, baştan belirteyim, biri adı üstünde, David’ciğimiz, diğeri de Kelly Macdonald (Trainspotting’den hatırlayın). Konusuna gelelim; bir Hollywood yıldızı olan Lara Tyler, Google’dan araştırarak Hegg adası hakkında kıytırık ve oldukça uzun bir kitap yazan James’le evlenmek üzeredir, ancak paparazziler peşlerini bırakmadıkları için bir türlü evlenemezler. Bunun üzerine Lara’nın kelimesi kelimesine ezberlediği, ancak James’in ne yazdığını bile hatırlamadığı Hegg adasının kalesinde evlenmek isterler. Hegg adası da yaş ortalaması 75+ olan ve son genç bekar erkeği, ana karakterimiz Katie’nin şansına, evine döndüğü gün evlenen bir elemandır (burada Katie’nin şanssızlığına değinmek istedim, elemana değil). Bir tarafta paparazzilerin peşinden koştuğu düğün, bir tarafta gerçek ve istekli gelin, bir tarafta da yanlışlıkla evlenen iki huysuzun komik ve yer yer romantik hikayesini anlatıyor Decoy Bride.

Aslında çok da parlak bir film değil. İzlerseniz anlarsınız, derinlik denen bir şey yok filmde. Ancak bir sahne vardı ki, oturdum ağladım. Hani acıklı filan da değildi, iki yaşlı sağır çiftin Dave’in eline bagpipe tutuşturup dans ettikleri sahne bayağı dokundu. Eğer İngiliz aksanına karşı bir meyliniz varsa, bir de İskoç aksanına bakın. Hani ben Dave’den ötürü çok severim, ama İrlanda aksanından da farklıdır, ve Kelly Macdonald’ın aksanı daha bile ağır. İlginç oluyor işte. Mekanlar da hoştu, ama bu da normal bir hoşluk değil, sıkıcı bir hoşluk. Hani hep yemyeşil çayırlar, otlayan kuzular, taş yollar ve duvarlar görürüz bu tip lokal Britanya filmlerinde, ancak Kelly the Katie’nin de daha filmin başında belirttiği gibi, Vikingler bile bu adanın yüzüne bakmamış. O yüzden “ay gideyim de göreyim şuraları” gibi bir heves uyandırmama ihtimali çok yüksek.

Yine de ben 7 verdim filme, beni baymadı, filmin uzunluğu yeterliydi, güldüm, ağladım, demek ki yeterince duyguluydu, David Teninch dört dörtlük bir insan olduğu için 4 puan ordan geliyor, gerisi de 3 puan olsa, alın size 7 puan! Burdan çıkartmamız gereken şey: IMDB’ye güvenmeyin, 5.5 verenler David’i kıskanıyorlar!

Bu arada “I’m like kryptonite to men. Kryptonite dipped in cellulite.” repliğini yazan kişiye tebriklerimi sunarım. Dylan Moran’ın güzelliğine de atıf yapmazsam arkamdan ağlar.

image

Oh noes..

Türkiye’nin gündemine daldık, asıl gündem aldı başını gitti.. Evet gençler, David sonunda baba oldu. 5. Doctor’ın kızıyla (Georgia Moffett) uzun süredir beraber olan David Tennant, aka “the” Doctor yaklaşık 1 aydır bir kız babası. Adını da Olive koymuşlar. İsimden giderek pek çok saçma espri yapabilirim, ancak acımız hafiflemez.

Umarız Olive’in sonu, Georgia’nın 17 yaşında doğurup babasını açıklamadığı oğluna benzemez, analı babalı büyür.

Vallahi içim kan ağladı bir an..