undisclosed desires

I know you’ve suffered, (öyle valla)
But I don’t want you to hide, (kolaysa sen çık ortaya canım)
It’s cold and loveless, (nobody loves noone demiş bir ozan)
I won’t let you be denied (elinden geleni yap)

Soothing, (tam da ihtiyacım olan şey)
I’ll make you feel pure, (biraz büyük mü konuşuyoruz?)
Trust me, (emin olamadım..)
You can be sure (sen öyle diyorsan öyle olsun)

I want to reconcile the violence in your heart (çok cesursun anasını satayım)
I want to recognize your beauty’s not just a mask, (keşke maske olsa da çıkartınca daha güzel olsam)
I want to exorcise the demons from your past, (seninkileri kim exorcise edecek? baştan söyleyeyim, benim başıma kalmasın)
I want to satisfy the undisclosed desires in your heart (çok büyük konuşuyorsun ama ya..)

You trick your lovers, (hangi sevgililerim? ama olsa kesin kandırırdım)
That you’re wicked and divine, (öyle miyim?)
You may be a sinner, (maybe filan değil, hem ilk taşı günahsız olan atsın)
But your innocence is mine (günahımı vermem, ama masumiyetim senin olsun)

Please me, (nasıl ama!)
Show me how it’s done, (önden buyrun)
Tease me, (ya ters teperse?)
You are the one (gerçekten mi? GERÇEKTEN Mİ??)

I want to reconcile the violence in your heart, (al kalbim de senin olsun yavrum)
I want to recognize your beauty’s not just a mask, (değil, değil, valla baktım, maskenin altı daha beter, o yüzden yokmuş gibi yap sen)
I want to exorcise the demons from your past, (becerebilirsen ellerine sağlık diyeceğim)
I want to satisfy the undisclosed desires in your heart (nasıl sevaba girersin biliyor musun?)

Please me, (show me how it’s done baby)
Show me how it’s done, (yaklaş kulağına söyleyeceğim)
Trust me, (girdik bir yola, hadi hayrola)
You are the one (you ARE the one)

I want to reconcile the violence in your heart, (nasıl ama, nasıl?)
I want to recognize your beauty’s not just a mask, (ah, sen gel, ben estetik de olurum)
I want to exorcise the demons from your past, (sen gel, ben geçmişi unuturum)
I want to satisfy the undisclosed desires in your heart (ben de, ben de!!)

muse yapmış, biz dinledik. dinlerken de aklımızdan geçirdik. şaka bir yana, hakikaten bunları söyleyecek birine duyulan ihtiyaç, gittikçe artıyor mu, nedir. geçmiş artık yaşadığımız yıllardan ibaret değil, sanki yüzyılların ağırlığı da biniyor üstümüze. bütün o kalabalıkta farklı olduğumuzu kanıtlarken sıradanlaşıyoruz, birisi de çıkıp, yok sen teksin güzelim desin istiyoruz. klasik sorunlar bunlar. ama muse kanımıza giriyor, tekrar tekrar bizi düşkün duruma düşürüyor.

ps. yok karadeniz de, yoga da..

Şimdi, Şu Anda, Burada…

…ben bu işe başlıyorum. İlginçtir, aynı mail adresiyle, bir başkası da burada, aramızda. Hayır, ben de orijinal bir nickim var diye senelerdir takılıyordum, bir bakıyorum, mısırdan bir eleman umithegreat adını kullanıyor. İlginç tabii…

Bir başlangıç yapıp, selam çakıp geçmek, olmaz. Sonra unuturum blog yazmaya kalktığımı. O yüzden düzgün bir girizgah gerek.

Efendim, bendeniz Tuğçe. İTÜ aşçılık 4. sınıftayım şimdilik. Klasik bir sinema-kitap-müzik-sistem eleştirisi (!?), gezi vs. Çılgın bir durum yok yani.

Bir dahaki sayımızda yoga ve üstümdeki etkilerini, Karadeniz turunu ve bitirebildiğim sayfa sayısını tartışacağız.

Görüşmek üzere…