2014`ün Çizgi Romanları


Öyle çok çizgi roman okuduğum söylenemez. Bir zamanlar harıl harıl manga okuduktan sonra birden türden sıkılıp okumayı bıraktım. Amerikan süper kahraman çizgi romanlarını fazla sözcüklü ve gereksiz uzun/kompleks buluyorum, ayrıca çizimlerini de çok beğendiğim söylenemez. Avrupalı çizgi romanları da ise Asteriks/Tenten seviyesinde biliyorum, çizgi ve renklerin daha güzel kullanıldığını ve anlamsız laf kalabalığından arınmış olmaları hoşuma gitse de onları da okumadım ne yalan söyleyeyim. Kısacası, ara sıra gözüme çarpan ufak tefek çizgi romanlar haricinde konunun uzmanı sayılmam, üstüne bir de utanmadan önyargılı yaklaşıyorum. Yine de bir yerlerden başlamalı, bu sene başladığım ufak bir kısmı huzurlarınızda sunuyorum:

Saga – Brian K. Vaughan & Fiona Staples

Bu sene ayıla bayıla okuduğum, daha fazlası için yerimde duramadığım bir çizgi roman. Marmara Çizgi Türkçe yayınlamaya başlamış ancak orijinal dilinde okumanızı tavsiye ederim. Bir bilimkurgu-macera-romans hikayesi Saga. İki düşman gezegenden gelen Marko`yla Alana`nın bebekleri Hazel`ın doğumuyla başlıyor hikaye. Gerisi savaştan, ailelerden, eski nişanlılardan, kendilerini savaşın kendisine karşı bir tehdit olarak gören ve barış istemeyen devletlerinden, devletlerinin tuttuğu suikastçilerden kaçış. Hikaye güzel, her bir karakteri okuması ayrı zevkli, çizimleri ayrıca çok beğendim. Belli ki hayatındaki kadınların dominant olmasını tercih eden Marko, sert asker kız imajının ardında sıkı bir romans okuru yatan Alana, daha dramatik bir Han Solo-Chewbacca ikilisi diyebileceğimiz suikast timindeki The Will ve The Lying Cat ikilisi ve gördüğüm en garip karakter tasarımı olan Robot ailesi. Doğuran robotlar! This is some weird shit dude.

 

365 Samurai and A Few Bowls of Rice ve Ningen`s Nightmares – J.P. Kalonji

İlk birkaç sayfasına bakıp dikkatimi çeken 365 Samurai and AFBR çok beğendiğim bir diğer çizgi roman oldu. Gereksiz tek bir çizgisi, tek bir kelimesi, tek bir karakteri olmayan, siyah beyaz ve çok sade bir yapım. Bu kadar sade bir yapımın ne kadar dinamik, ne kadar hareketli olduğunu, ne kadar çok şey anlatabildiğini görmenizi tavsiye ederim. Ningen dojosunu kendi arayışını yapmak için terk eden bir samuray, bu arayış kendisini 365 samurayla karşı karşıya getirir. Hikayenin sonlara doğru çok sıradışı bir noktaya bağlanmasını bekledim ama sanırım sadelik hikayenin bütününde bir miktar eksikliğe bıraktı kendisini. Yine de fena değildi. Ancak aynısını 365 Samurai and AFBR`ın devamı olan Ningen`s Nightmares için söyleyemeyeceğim. Kalonji nedense her bir sayfaya bir kare çizmeyi, arayıştaki Ningen`in suskunluğunu bırakıp daha kalabalık, daha sesli bir devam çizgi romanı yaratmış. Eğer sadelikten hoşlanıyorsanız ilk cildi okumanızı ve ikinciye geçmemenizi öneririm.

Seconds: A Graphic Novel – Brian Lee O`Malley

Scott Pilgrim`in yaratıcısı olan O`Malley`nin yeni çizgi romanı. Scott Pilgrim`in filmini izledim, hatta birden fazla kez beğenerek izledim, çizgi romanlarını ise sadece karıştırıp rafa bıraktım. Filmini izleyinceye kadar kitabını okuyan biri için acıklı tabii. Neyse bu sefer kendisiyle daha yakın bir ilişki kurmak üzere Seconds`a el attım ve çok eğlenceli buldum. Katie büyük hayallerle açtığı bir restoranda şeftir, daha büyük bir restoran açmaya niyetlidir. Her şey iyi giderken birden tersine döner, eski sevgilisi, restorandaki diğer bir şefle ilişkisi, garson kızlardan birinin yaralanması derken sihirli mantarlarla ikinci şanslar elde etmenin yolunu bulur. Ancak her ikinci şansla daha da dibe batar. Oldukça keyifli bir hikayeydi, Scott`ı seven bunu da sevdi.

Daytripper – Fábio Moon, Gabriel Bá

Herkesin ayılıp bayıldığı ama benim sevemediğim bir yapım oldu. Bizim Pat`e güvenirim mesela, o çok sevmiş, 2011 Eisner ödüllü ama ben zorla bitirdim ve sonunda meh yorumunu yapıyorum. Bras ünlü bir Brezilyalı yazarın oğludur, hayatta kendi yolunu –yazarak –bulmaya çalışıyordur. Aslında bundan ibaret, Bras`ın hayatının kısımlarını, bir oğlanın büyüyüp bir adam olma serüvenini ölümle anlatan bir hikaye. Her bir bölümün ölümle bitmesi hoşuma gitmedi başta. Çizimler de beni çok açmadı, kötü olduğundan değil ama beğendim dediğim çizgiromanların hepsinde daha sade bir tarz hakim, o yüzden ısınamadım. Belki ben hayata bir erkek gibi bakmayı beceremiyorumdur çünkü özellikle erkek popülasyonunun beğendiğini gözlemledim (evet Goodreads`te yaptığım detaysız göz geçirmelerim sonucunda bu karara vardım). Yine de sorun cinsiyetle alakasız olarak benden kaynaklanmış olabilir, siz okuyup kendiniz görün.

Avatar: The Last Airbender – The Promise – Gene Luen Yang, Michael Dante DiMartino, Bryan Konietzko, Gurihiru

Sokka haklı, mıçmıçmıç ne o öyle..

Bildiğimiz Aang ve tayfası nerede bıraktıysa oradan devam ediyor. 100 yıllık Ateş Ulusu`nun hakimiyeti altındaki bir Toprak Krallığı şehri olan Yu Dao`daki kolonicilerin durumu yeni kurulmuş barışı “bürokratik” olarak zora sokmaktadır. Konuşmak yerine protesto etmenin, dinlemek yerine müdahale etmenin, tavsiyeyi güvenilir olanda değil damdan düşende aramanın kolay geldiği, bu yüzden de işlerin zor elde edilen dengenin bozulmasına kadar gittiği bir devam hikayesi. Zuko tabii dramların hassas çocuğu, Aang`e “bir gün ben de babama dönüşürsem işimi bitir” demek en sonunda Zuko`nun da kabul ettiği gibi kolaya kaçmak. Neyse, sonuçta hikaye güzel olsa da çizimleri beğenmedim, alışamadım. Bu kadar hareketli bir macerayı izledikten sonra okumak yavan geldi. Zaten Aang ve Katara işine hiç sıcak bakmamıştım, yine de sıcak bakamadığımı fark ettim. Sanırım Aang her zaman kafamda ufak bir çocuk olarak kalacak. Ama insan kendisini tutamıyor, devamını merak ettiğim için Zuko`nun annesini aradığı Search`ü de okuyacağım.

The Adventures of Superhero Girl – Faith Erin Hicks

Hicks, Brian O`Malley`den sonra listedeki ikinci Kanadalı çizgi romancı. Bazen düşünüyorum da, Kanada`yı bizdeki gibi Nuri Bilge filan olsa uzun ve sessiz çekimlerle anlatır gibime geliyor. O kadar dertsiz tasasız ve olaysız, sıkıcı bir mekanmış gibi bir hava oluşmaya başladı Kanada hakkında. TAoSG de ufak bir şehirde süper kahramanlık yapmaya çalışan ama şirket sponsoru olmadığı için ciddiye alınmayan, ev kirasını ödeyemeyen, bir başka süper kahraman olan abisinin gölgesinden çıkmaya çalışan, partilere gitmeye üşenen, güçleri yeterince nefes kesici olmadığı için süper kahraman yerine konulmayan, azılı bir düşman bulamamaktan şikayetçi genç bir kızın günlük maceraları. Büyük maceralar olmuyor tabii. Ama klasik süper kahraman hikayeleriyle dalga geçen, bunu da ufak kahramanlıklarla anlatan sevimli bir yapım olmuş. Hicks`i çok övüyorlar bu arada, diğer çizgi romanlarını da deneyeceğim.

Blacksad – Juan Díaz Canales, Juanjo Guarnido

Karizmatik, akıllı ve dikkatli dedektif John Blacksad için ne diyebilirim ki?  Yıllar önce Yapı Kredi Doğan Kardeş`i tekrar yayınlamaya başladığında Blacksad de içinde yayınlanmaya başlamıştı ama Doğan Kardeş`i sonradan takip edemediğim için sonrasında ne olduğunu öğrenememiştim. YKY bu sefer ciltli olarak çıkardı ve sonuç tabii ki mükemmel. Hayvan vücutlarındaki karakterler, arka planda 1950`lerin Amerika`sı, macera ve sırlarla dolu davalar, bakmaya doyamayacağınız çizimler.. Kaçırmayın.

 Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları – Devrim Kunter

OM02-kapak.jpg (1000×1471)Bu liste bir de Türk çizgi romancıyı hak ediyor. Yine bir dedektiflik hikayesi; bu sefer 1924`te aklın hurafeye üstün gelmesini kutlayan bir dönemde, sıradışı vakaları ekibiyle çözen Seyfettin Efendi`yi izliyoruz. Vampirler, kurtadamlar, canavarlarla dolu sırlar, İstanbul merkezli bir ekiple açığa çıkıyor. Devrim Kunter`in kendisinin yazması, çizmesi ve basması sebebiyle övgüyü ayrıca hak ettiğini düşünüyorum. Bir Türk çizgi romancının çıkmasından gurur duyuyorum ancak hikayelerin çok detaylı olmaması, çizimler tek başına bakıldığında güzel olmasına rağmen karakterlerin donuk kalmaları biraz okurken kitaptan koparan şeyler. Yine de okumaya değer, alın, okuyun, destek verin. Daha iyi işlerin çıkması için, Türkiye`de çizgi deyince akla haftalık mizah dergilerinden fazlasının gelmesi için –Kutlukhan Perker, Galip Tekin ve bildiğim/bilmediğim pek çok çizeri es geçtiğim düşünülmesin – destek verin gençler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s