Bir İnsan Neden Marsa Gitmek İster?


Bu yazıyı yazmaya 1 ay önce başladım, Rosetta’nın 10 yıllık yolculuk sonrası bir kuyrukluyıldıza araç indirmesinin ve Kim Kardashian’ın kıçındaki şampanya bardağını doldurma fotoğraflarının tam ertesinde bitirebildim. Dolayısıyla yazıyı 10 yıl önce işe yarayıp yaramayacağı belli olmayan bir aracı gönderen araştırmacıları ve yaşadıkları tatmin hissini, aşağıda bahsi geçen insanların neden yaşadıkları hayattan tatmin olamadıklarını ve Mars’a gitmeleri halinde bu hissi yaşayıp yaşayamayacaklarını, tarihe geçip geçemeyeceklerini ve nedenlerini düşünerek okumanızı tavsiye ederim. 

Mars One projesini duymuşsunuzdur. Geri dönüşü olmayacak şekilde Mars’a adam yollamayı ve kolonileşmeyi başlatmak isteyen özel bir girişim. Geçen sene astronot adayları için çağrı yapıldı ve dünyadan 2.782 kişi başvurdu. İlk elemeyi geçen 1.058 kişinin çoğunluğu lisans, yüksek lisans ya da doktora eğitimi almış kişiler. Yukarıda bunlardan 5’i kendi sebeplerini anlatıyorlar.

İdealist bilimadamlarını ya da tarih yazmak isteyen kaşifleri anlamakta güçlük çekmiyorum. Mars’ı ben de bir gelecek olarak görüyorum, kolonileşmek için olmasa bile daha ilerisi için bir basamak. Sürdürülebilir bir dünya hayali yok artık, bize yetmiyor burası. Tertemiz bir sayfa açabileceğimize de inanmıyorum, evrenin en uzak köşesine bile saçma politikalarımızı ve önyargılarımızı taşıyacağımızı eminim. Ancak insan ırkının tüm olumsuz yönlerinin kendi doğasından kaynaklandığını ve bu doğa gereği ırkının sürdürülebilirliği için en uç, en sapa yollara sapacağına da inanıyorum. Yıllarca mikrobiyoloji çalışan ve sonunda kendi türünden nefret eden bir yüksek mühendis olarak, içgüdülerimi kabul edip, uzayda kolonileşmeye tam destek veriyorum.

Kimse beni sevmiyooo, çok yalnızım -acaba neden? 😦

Yukarıdaki video 5 kişinin sebeplerini anlatıyor. Bu kişiler 10 yıl eğitim görüp Mars’a gitme ihtimali olan kişiler. Kimseyi araştırmadım, sadece konuştuklarını yorumlamam gerekirse, bu insanlar gitmeseler de olur. Adaylardan üçü dünyaya kendilerini bağlayacak yolun bir eşten geçtiğine kanaat getirmiş, resmen bir sevgilim olsa vazgeçerim diyor. Birinin ailesi ve 3 çocuğu var, bir kere ele geçer bu fırsat diyor. Klasik Amerikan rüyasından sıkılmış belli ki. Aralarındaki tek kadın da hayatta bir amacım yok diyor. Ki hepsinin kabaca söylemeye çalıştığı şey bu. Hayatımın belli bir yönü yok, beni buraya bağlayacak gerçek bir “çapa” yok, o zaman Mars’a da Kars’a da giderim.

Bu açıklamayı duygusal ve son bir senesini “belli bir amacım ve yönüm yok, var olmasam da olur” diye düşünerek geçiren bir insan olarak anlıyorum. Ancak yer değiştirmekle insanın kendisini değiştirebileceğine, kendisine bir amaç ve yön verebileceğine inanamıyorum. Akademik ya da profesyonel geçmişi uzay olan, yönü uzay araştırmaları olan insanlar ne yapsın? Mars’a gidip kendi türünü ileriye taşıyacak adamların ve kadınların bu kadar depresif, bu kadar amaçsız, bu kadar “yapacak daha iyi bir şeyim yok” mantığıyla hareket etmesini ve bunun da aday olmak için “yeterli bir sebep” olarak kabul edilmesi bana anlamsız geldi. Kendi evinde bir amaca odaklanmayı beceremeyen, herhangi bir yaratım sürecine aktif olarak katılamayan, katıldığı kadarıyla tatmin olamayan, keşfetme duygusunun varlığını veya yokluğunu bir partnere bağlayan, tarihe geçeceğim diye yola çıkan insanların Mars’ta kolonileşmeye katkı sağlaması bence oldukça şüpheli. Ha emo-hipster-nerd tiplerden koloni kuracaksak işimiz yaş, dünyayı bir elden geçirsek sanki daha faydalı olur…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s