Ay Savaşçısı vs Ay Savaşçısı


Ay Savaşçısı, benim için hiçbir zaman sıradan bir çizgifilm olmadı. Çocukluğumu ve ergenliğimi dolduran koca kafalı, tembel, ağlak, tıkınmayı ve uyuklamayı bir sanata döndüren Usagi Tsukino’dan hala kocaman bir parça taşıyorum karakterimin içinde: Arkadaşlarıma sadakat, adalet duygusu, bir erkeği sevmenin ona muhtaç olmakla bir olmadığını bilmek. Usagi uzun bir zamandır –ve hala- en yakın arkadaşım ve yol göstericim, onsuz başka biri olurdum, eminim.

Bu bağlılığı anlatmamın sebebi, uzun zamandır “Ay Savaşçısı baştan yapılacak, devamı gelecek, oo her şey bir başka olacak” tadında sakız gibi uzayan dedikoduların bir son bulması ve en sonunda dün, her şeyi baştan başlatan yeni Ay Savaşçısı’nın başlaması. Bugün size neyin olup neyin olmadığını özetleyeceğim (dramatik müzik girsin buraya).

canlarım

Bir kere baştan diyeyim, olmamış. Kocaman harflerle hem de, OL-MA-MIŞ! 90’ların en harika günlerinde kızların zayıf olmak zorunda olmadığı bir dönemde Usagi dolgun yanaklı, 14’lük, daha boyu atmamış bir kızdı. Saçlarıyla dikkat çekiyordu evet ama güzel değildi, sıradandı, komikti. Çabuk gönlünü kaptırıyordu, mızmızdı. O çizgifilmi izleyen herhangi bir kızdı. Peki ben bugün ne izledim? Bugün gördüklerim sırım gibi ince, uzun, rujlu, havalı ama çalışmayı sevmeyen bir kız. Bu ben değilim, izleyen hiçbir kız da değil. Evet anime çizimleri 90’lardan beri değişti, bunu yadırgamıyorum, teknik bir mesele –ki tekniğe de geleceğim birazdan. Fakat annesi kadar uzun olmalı mıydı? Nerdeyse Mamoru’yla bir boyu var kızın! Bu ne endam yahu?! Hayır, bu kadar güzelsen zaten Mamoru’ya gelene kadar sen kimleri götürürsün bacım… Hem Luna’dan korkmaman da ayrı bir güç, helal olsun. Ya gerçekten salaksın, konuşan bir kedi görünce kıçını dönüp uyumayı mümkün buluyorsun ya da kötü bir taklitsin. Usagi, Luna’yı ilk konuşurken gördüğünde resmen ödü bokuna karışmıştı, ne yapacağını bilememişti. Şimdiki Usagi maşallah, her şeye hazırlıklı görünüyor. Luna da bir acayip, kız seni kurtarıyor ama sen kızı tırmıklamaktan başka bir şey yapmıyorsun, var mı böyle iş? O broşu nerenden çıkardın peki? Mamoru, sana verilecek en iyi cevabı Usagi verdi, smokinle mi dolaşıyorsun sevgilim? Ya işe yaramazlığına ne demeli? Flört etmekten daha iyi bir işin yok mu senin? Mesela DÜNYAYI KURTARMAK GİBİ??!!

who are you women?

Karakterleri hafifçe taradıktan sonra çizimlere gelelim. Birincisi, başta da dediğim gibi herkes fazla ‘zayıf’. İkincisi renklendirmeler olmamış. Bu kadar neona gerek yok. Ya gölgelere ne demeli, gerçekçi mi dursun diye bir kat koyu renk çekiliyor o saçlara yoksa röfle mi koyalım dediniz? Belki değişime de gerekli saydırmayı yapmalıyım. Allahııım, o kol nedir öyle, biri açıklasın bana! Uzadı da uzadı o kolu, kopacak resmen. Peki ben Ay Savaşçısı’nı donuyla görmek zorunda mıyım? Nerede bu ahlak manasında sormuyorum, zaten üstündeki bir şey değil, fakat etek neden bu kadar geç geliyor? Tiara neden bu kadar uyduruk duruyor, o tokalar hem uydu alıcısı hem vericisi gibi komikliklerde? Usagi hayatta olduğu gibi burada da kontrolü eline almış bir duruşta, yine benden iyisin be. Zaten Usagi’nin pek kuvvetli, her şeyi ilk baştan devirip yıkacağı giriş şarkısından belli. Diyorum, evet Usagi ve kankileri bir erkeğe ihtiyaç duymayan güzelliklerdi ama bunlar bildiğin savaş açmışlar. Onu da geçtim hadi, ne girişin, ne çıkışın ne de dönüşüm müziğinin bir tınısı akılda kalıcı değil. Ha belki daha da izlemek gerek ama ilk duyuşta çekici gelmedi.

Bu ilk bölümdü, belki ilk gelen tepkilere göre biraz daha şekillenir her şey. Sonuçta bütün Ay Savaşçısı izleyicileri biliyor ki değişen her çizerle Usagi biraz daha büyüdü ve biz onu bu şekilde izledik. Bu sefer de değişme ihtimali var. Ümitsiz değilim, sonuçta bir efsaneyi baştan yaratmak da çok kolay değil. Bir de ilk bölümleri izlerken eskisini dublajlı izledim, Türkçe seslendirme ve metin o kadar güzel ki, orijinal animeden bile iyi diyebilirim. Bundan sonra da çıkan her bölümü eskisiyle, bulabildiğim sürece de dublajlı versiyonuyla karşılaştırmalı izleyeceğim. Bu benim özüm, onu küçük bir kız olarak da, serpilmiş bir ergen olarak da bağrıma basacağım. Başka şansım yok.

Tek olan Mamoru, çünkü kıyafeti değişmiş, çünkü o benim ilk ve en gönülden sevdiğim, çünkü o benim hep beklediğim. Aisuru Mamo-Chan ❤

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s