İnternetime Dokunma!


Bu blogu çok büyük ve saçma hayallerle açtım, ve uzun zaman bir şeyler paylaşmayı amaçladım. Ancak bu girdiyle beraber belki de ölüm fermanımızı yazmış oluyorum. Zira Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 22 Ağustostan itibaren istemediği, beğenmediği siteye erişimi engelleyecek. Burada topun ağzında olan muhalif gurup üyesi bir blog yazarı olarak, elimden geleni yapmaya çalışacağım.

5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURULU’nca  hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verilmiş (bkz: http://www.btk.gov.tr/Duzenlemeler/Hukuki/kurulkararlari/2011/2011%20DK-10-91sss.pdf). Bu ne demek? 4 seçenek var: Aile profili, çocuk profili, yurtiçi profili (bunu tercih eden olur mu ya?), ve standart profil. Bunların ortak noktası şu: BTK’nın koyduğu sınırlar.

Filtreleme olayı dünyanın medeni sayılan her yerinde var. Ancak devlet eliyle değil. Aileler çocuklarının ayıpçıl sitelere girmesini engellemek için filtre koyabiliyorlar. Yurtiçi filtreleme hakikaten saçma olmuş, ingilizce bilmeyen insanlar bile Google görsellerin %95ine ulaşamayacak demektir. Cidden saçma bir profil bu. Standart da biz standart insanlar için, ama Blogspot’u, Fizy’i, Youtube’ü kapatan zihniyet Google’ı da, Facebook’u da kapatır,  biz de ağzımız açık kalakalırız. Tabii bu noktada Ktunnel, proxy ve DNS ayarlarıyla cebelleşme sorunu da ortadan kalkıyor, zira bunlar hiç işe yaramayacak. DNSi değiştirmenin çözüm olmayacağı bir gün gelecekti, geldi. Artık devletin kara listesindeki sitelere girmek SUÇ! Ya da sevgili Hürrem Hatun’un dediği gibi, “yasak!” Olayı sadece pornoyla ilişkilendirmemek lazım, asıl sorun muhalif yapıdaki her şeyin engellenmesi. Sonuçları düşünmek bile istemiyorum.

Basın özgürlüğü yok. Düşünce özgürlüğü yok. Sevme özgürlüğü yok. Sevmeme özgürlüğü yok. Protesto özgürlüğü yok. İnternet özgürlüğü de olmayacak. Nefes alma özgürlüğümüzü ne zaman alacaksınız?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s