İç huzuru karpuza dönerken bulmak


Yılın “Seks ve Mekânımız” filminden sonraki en büyütülen kadın filmimiz “Ye, iç, yat”. Etraf kitabı okuyan tipler ve gazetenin çeşitli köşelerinde filmi yazan yazarlarla dolu. Bu abartılı ilginin sebebini öğrenmek(her ne kadar yüksek öngörümle tahmin etsem de) ve biraz da aylardır sinemaya gitmeyen şahsımı eğlendirmek için annemle kalktık gittik.

Konu malum, bi kadın varmış da, efendim kocasını boşamış, kendini ve iç huzurunu bulmak için önce kendini yemeye, sonra dua etmeye sonra da sevgili edinmeye adamış, bunu yaparken de gezmiş de gezmiş. Ben bu konuyu başka bir yerden de biliyorum sanki. Şimdi aklıma gelmiyor ama kesinlikle tanddık. Her neyse, bu bayat mı bayat konunun üstüne çekilen ilk film bu olmasa gerek. E peki bu kadar abartılan nedir?

Bilmiyorum. Bence film ve dolayısıyla her ne kadar değiştirilerek sinemaya aktarıldığını bilmesem de kitap büyük sosyolojik hatalarla dolu. Ayrıca sağda solda yazan “kendini bu karakterle özdeştirmeyken kadın var mıdır yahü?” gibi saçma sorulara da cevap vereyim: var! Tabii ki insan evladı olarak bazı yerlerde benzeşiyoruz: ben de çılgın gibi makarna yiyebilirim, pizzaya abanabilirim, oo amaçsızca yatabilir, üstüne bunun nasıl en verimli yapılacağına dair şuraya makale de yazarım. Ama bunun dışındakilere boş baktım. Daldan dala değil, sağ baştan sıralayalım amaçsız hareketleri:

1.       Kadın kocasını sebepsiz boşuyor: anam neden? Adam seni aldatmamış, dövmemiş, alkol problemi yok, evini ve seni seviyor ama sen, sen snob kadın, doymuyorsun. Gerçi bu Amerikan bireyselciliğinin en klasik örneği. Tatmin sorunu var insanlarda ve gerek filmler gerek reklamlarla bu ciddi biçimde dünyaya pompalanıyor. Ben demiyorum ki sevmediğin adamın yanında ömrünü tüket ama kadın sevmediğini de belirtmiyor.  Sadece istemiyorum diyor, aile kurmaya müsait değilim diyor. E niye evlendin kanka?

2.       Kamboçyalı mültecilerin en büyük derdi yan çadırdaki oğlanın/kızın aşkıymış. Bu konuda diyecek tek bir lafım yok. Ne Kamboçyalı biriyle tanıştım ne de mülteci biriyle. Ama var mı bu olay?

3.       Para nerden geliyor arkadaş? Tamam, yazarsın, çok güzel de para kazanmışsın, helal olsun. Peki, biz sıradan kadınlar ne olacağız? Ben de kendimi aramak, bulmak istiyorum Maldivler’de mavi sulara bakarken. Bana kim sponsor olacak? Hadi ben iyi kötü gencim, tanıdığım diğer 40+ kadınlar? Onlar da baymış, sen yardım eli mi uzatmış oluyorsun, bir fikir dünyasına mı açıyorsun?

4.       En gıcık olduğum olay: sen git kendini bulmak için Hindistan’a, aşramda meditasyondur, ilahidir vs bunlarla muhatap ol ama mantığı anlama. Turistik geziye katılmak istediysen, Yunanistan’a git, ne bileyim Tayland’da kumsal partilerine katıl. Derin mevzular tabii, anlaması zor.

5.       Uzakdoğu kültürlerinin çoğunda ve hatta kadının dua ettiği yer olarak sunulan Hindistan’da da kadının yeri kocasının yanı ve görevi ailesini kurmak. Bu zaten buralarda da böyle, o kadar uzağa gitmenin anlamı yok. Oralarda gördüğü kadınlar da “uu senin libidon düşmüş ama sen birileriyle git seviş, e ama senin zamanın gelmiş, yatak boş yavrum” gibi cümleler ediyor. Fekat bu ablamız bunu “aile kur da iç huzurun 2 çocuğu eline alınca, kocana hizmet edince gelir” diye değil, dizlerinde cinsel hormonlar az salgılandığı için yağlanmayı önleyici bir tedavi amacıyla değerlendiriyor.

Daha da uzatılır da, lüzum yok. Yine de Julia Roberts’ı severim Pretty Woman’dan ötürü. Javier Bardem’e de katlanırım Barcelona’dan dolayı. James Franco’ya ise bu filmle bebeğim ilan ettiğimden sesimi çıkartmıyorum. Canım, ne güzelsin. Bir de Roma var ki, orda da sarışın bir garsonu vakti zamanında kesmiştim. Teheeey, ne günlerdi… Her neyse, en en beğendiğim yeri şuydu ki, gerçekten kadınlar fotoşoplu dergi kızlarına bakarak yemesi gerektiklerinden az ve sağlıksız beslenmemeli. Buna yapılan vurgu hoşuma gitti, aferin. Daha dün itibariyle karpuz olduğuma dair yeni bir iddia ortaya atılmışken, iç huzuruma kavuştum diyebilirim.

Benden söylemesi, Ye Dua et Sev a.k.a. ye iç yat, olmamış, olmaz da. Bir kadının, hatta iki kadının kendisini bulmasını izlemek isteyene yeni indirdim, Room in Rome verelim. Haha, konu süper:)

Reklamlar

2 thoughts on “İç huzuru karpuza dönerken bulmak”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s